She's Back .. for the love of Socks !!!
Thursday, July 17, 2008
...priss...
Ebeet, uzun zamandır yazmadığıma göre muhteşem bi dönüş yapmam gerektiğini düşünüyodum son günlerde sevgili pilog. Lazy likten öte baya bayaa komada, ölmesi an meselesi hastalıklı bir bloğun yazarıydım artık. Daha da ötesi, bloğumun adresini soran birine cevap verebilmek için saniyeler boyunca düşünmek zorunda kaldığım anlar dahi olmuştu.
Bir blog ölüyordu ve aklıma atamızın o muhteşem vecizesi geldi :
Mevzu bahis blogsa, gerisi teferruattır…
Ehhhm… tabi yanılmış da olabilirim. Affola :D
Ve bunca aydır yazmadığına göre kimbilir ne birikimler, ne çok şeyler edinmiştir bize anlatacak diyerek merakla dönüşümü bekleyen milyonlarca okurum için ülke gündemini, tutkuyla sevdiğimiz güzel ve yalnız dünyamızın genel hal ve gidişatını büyük bir odak ve dikkatle takip ettim. Evet, ruh dünyamdaki korkunç denge ve huzur yoksunluğuna, tarifi namümkün acılarıma rağmen, bu gece burda hepsini kalbime gömüp beklediğinize değecek bilgi ve duygu yüklü bir yazıyla karşınıza çıkıyorum…
Buyrun afiyetle okuyun :
::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
Farkettiniz mi çorap, şişman zayıf ayırt etmez,
ne kadar gösterişli, devasa bir göbeğiniz olursa olsun,
3 yaşında bi bebeğin çoraplarından içeri o tombik ayaklarınızı sokabilir,
ortalıkta çekinmeden fiti fiti dolaşabilirsinz.
Dolaşabilirsiniz çünkü bilirsiniz ki ne kdr dar olursa olsun o çorap pozisyonunuza göre ordan burdan bişeler förtletmiicektir ve hadi afedersiniz öküz gibi sıktı da förtletti diyelim, kim görecek kim bilecek… di mi ?


* Çünkü çorap sırdaştır. Sessizce ve
sevgiyle sarıp sarmalayandır.


* Çorap özgürlük ve huzur demektir. Çorap sizi huzuru yakalamış özgür bir ruh yapandır. Baklavalısı, puantiyelisi, dantellisi, hello kitty lisi… dünyanın tüm çorapları ayaklarınızın altına üstüne her bi yerine serilmiştir. Çeşit boldur,
limit yoktur. Elinizi attığınız herşeyin içine girebildiğiniz için çorap sizi tüm acılarınızdan, hayal kırıklıklarınızdan kurtaran, iç huzuru yakalatan kendinizle barışık yapandır. Müthiş bişeydir çorap.

* Çorap mucizevi ve açıklanması güç bir dehanın ürünüdür. O dur ki ayak gibi arzu nesnesi olması şaşırtıcı bir organı, üstünü kaplayarak bir dk içinde dünyanın en sevimli,en ısırılası, en sarılıp yatılası objesi haline getirebilir.
* Seksizme karşıdır. Unisexdir bi kere. Anne, baba, kardeş, kuzen, arkadaş, sevgili vs demeksizin temiz olması şartıyla her an herkesin çorabını ayağınıza geçirmenizin bi mahsuru yoktur. Özellikle evden çıkış öncesi kriz anlarında baba çorapları hayat kurtarıcıdır….
Ama şimdi düşündüm de herkesin çorabı olmaz… temiz de olsa olmaz yani. İnsanın midesi kalkar bi kere… olmaz.. tmm yukardakini unutun.. Ama baba çorabından zarar gelmes.. Onu giymeye devam edin… Açılmamışlar varsa özellikle onları tercih edin.
* Çorabın pazardan alınanı makbuldür. Semtine göre değişir ama genelde 2.5 ytl kritik sınırdır, altına düşmemeye çalışın.
* Çorap sınırları kaldırır, kıtalarını birleştirir, insanları kaynaştırır ve disko sahnesinde bir yıldız gibi parlamanıza sebep olur. Çorap kaliteli ve sağlıklı bir cinsel hayatın anahtarıdır. Çorabına güvenen insan kendine de güvenir. Tabi… ne sandınız yaa..

* Çorap sadece çorap değildir. Kah elde kukla yapılandır kah karlı havada eldiven diye takılandır.
Özetlemek gerekirse ;
* Çorap anne gibidir. Sizi sorgusuz sualsiz kabul eder, olduğunuz gibi sever.
** Tabuları yıkmayı sever, asi ve devrimci bir ruhun sembolüdür.
*** Çorap insan ırkının yaradılışından beri yegane ve tek gerçek dostudur.
Sizde çorapları sevin ve ciddiye alın... ama gerçekten ciddiye alın.
Ve unutmayın…

Çorap candır, onu sevmeyen patlıcandır !!!
_______________
Bu saçmalıkları buraya kadar okuduğun için seni şüphe içinde tebrik ederim sayın okur.
Ve esen kalmanı dilerim.
Bi de alltaki mp3 lere bi göz kulak atmanı…
Sonra tekrardan esen kalmanı…
Vs
Vs
Vs…
♥♥Sam Phillips - I Need Love♥♥
♥Sam Phillips - Out of Time♥♥Sam Phillips - Five Colors♥sevenler daha fazlası için
şu adrese gidebilir, zaten blogun kendisi de süper.
♥Garbage - Soldier Through This♥♥♥Brainstorm- Maybe♥♥♥♥Five O'Clock Heroes with Agyness Deyn - Who♥♥Labels: çok pis zırvalar bu, tavsiyeler (müzük), tavsiyeler (websayts)
2 şey diyip gidicem....
Monday, March 03, 2008
...priss...
vurkaç postlardan biri daha.... bildisarayım halen bozuk, aypodum ve telefonum da öyle... kulaklığımı, garanti belgesini nası olsa kullanmam diyip rujumu dengelesin diye öptüğüm için henüz değiştiremedim. aslında blogu takip edenler bilir, kulaklığı bana satan adama aşık olmuştum... belki bu öpücük....
neyseee....
2 şey var, biri az önce ablamın gösterdiği bi site.... oyuncular sırayla sistemin kendilerine verdiği kelimeyi çizerek anlatmaya çlşıyo, klasik gibi görünse de eğer çalışan bi bil.ım ve zamanım olsaydı oynardım heralde... izlemesi gayet keyifliydi zira...
http://www.isketch.net/
bu da ntv yda cnbc-e miydi htrlamıyorum şimdi, ama ikisinden birinin 1 milyonuncu oscar töreni tekrar yayınında gördük...yine ablamla beraber... ilk bi 10 sn sonra sanırım ikimiz birden şarkıyı bian önce nette araştırmayı kafamıza koymuşuz ki biter bitmez gugıla saldırdık... en iyi film müziii ödülü fln aldı sanırım. bi ödül aldı ama ne bilmiyorum... dinleyin işte sonra da bu ne biçim şarkı die terbiyesislik etmeyin... ayıptır...
fidyoyu gömemedim, meraklısı şu linkten şeetsin :
Glen Hansard and Marketa Irglova- Falling Slowly , performed at oscars en iyi oricinıl song ödülüymüş bu arada....
ebeet bitti.. bukdr bu post... sevgiyle kalın..öperim....
Labels: tavsiyeler (websayts)
Nostalcik Abuklamalar
Friday, September 21, 2007
...priss...
Pilogcum,
Her zamanki gibi film + kipat rutinlerinin ardından son olarak
SU/lazefem/ blogger/
bigumigu dolaylarında araştırmacı kişiliğimin kurbanı olaraktan ordan oraya sürüklendiğim bi geceyi ardımda bırakmış sızmak üzereydim ki
sourberry den bildiim, sefdiim bir pilog sahibesinin
şu yazısına rastladım. Sonuç ; dün aynaya baktığımda, burun kenarlarımdan başlayıp dudak kenarlarıma uzanan fred çakmaktaş çizgilerimi tespit etmemle aldığım
mimiksiz yaşam kararım uygulamaya konamadan patlamış oldu. Dahası unutmak ve unutturmak istediğim içten yanmalı motor yutmuşcasına sarsılarak kişnediğim o gülme buhranlarının kucağında acı dolu dakikalar geçirdim. Bilmem belki size o kdr komik gelmiicek ama benim için, okumaya başladığım anda ablacıkla Denizli'de geçen çocukluk yıllarının, anıların, enstantanelerin vs.. vs... zihnime hücum etmesiyle apayrı bi tat bıraktı şeyimde.. ehhm neyse işte anladınız siz onu... ve o an yıllardır üzerinde yattığım o kutsal defteri anımsadım . Şimdiki veletleri bilmiyorum ama bizim jenerasyonda hatıra defteri sahibi olmak, onu okulun en popüler / d.tü havada çocuklarına karalatabilmek korkunç bi statü sembolüydü. Aslında çok gereksiz ama kısaca bi özet geçicem o zmnları :
İlk olarak belirtmeliyim ki, ist. u en iyi ihtimalle 2-3 ay geriden takip eden tek bir sinemaya, o sinemanın hemen yanında tek bi müzik markete /ki o markette mirkelamın kasetini mi alsam tarkanınkini mi die durup saatlerce düşündüğümü bilirim, en sonunda da burak kut almıştım sanırım, ama serdar ortaç da olabilir, htrlamıyorum şimdi hani şu
mikili, ziyan bi pantul giyip göbekten zeytin yedii zmnlar... başka türlü dinleyebilmenin mümkün olduğuna kafamın basmadıı zmnlar... / ve günümüzün sıradan bi BİM i büyüklüğünde tek bi süpermarkete sahip bi şehirden bahsediyoruz, gelişimi bu denli aktarmalı takip eden bi şehirde o zmn doal olarak bi özel okul da yoktu ve Hacı Halil Bektaş die bi ilkokula, Denizli nin tüm zenginlerinin bebeleri, biz orta sınıf (bknz: 80lerin sonunda 90 ların başında memur çocuu olmak

) ve bir de kenar mahalle çocukları doluşmuştu ama bu zoraki birliktelik el kadar veletlerin içgüdüsel gruplaşmalarını engellememişti tabii ki. Gerçi aynı gruplaşma lisede bile vardı, şimdi veletler bebeler falan diyorum ama 18 yaşında nası bi zihniyet sınıfı dou grubu - batı grubu die bölmeyi akıl edebilir ki ... Dou, Fem (Feto'nun Yeri) e gidenler, batı da işte Fen Bilimleriydi Mef di o züppe tayfa ... Sen nerdeydin die sorarsanız :DD sınıfın tam ortasında tarafsızlar sırası vardı, bendeniz de gruplaşmalardan zerre hazzetmeyen biri olarak o sıradaki yerimi almıştım =)) İşte aynı zihniyeti daha 10 yaşında bi bebeyken de taşıdığım için bi hafta denizlinin en zengin kesiminin oturduu villalar yöresinde ipek' in doumgünü partisine katılıyosam ertesi hafta o kenar mahalledeki hanife nin mütevazi kutlamasındayım falan... yaaaa... işte bööle eli öpülecek bi insanmışım efenim
Her neyse, beni bu son derece gereksiz ek bilgiyi vermeye iten sebep şuydu : bgn o defteri karıştırırken de sınıf farklılıklarının el yazılarına, o yazıların içeriklerine, defterde kişilerin sıralanış şekillerine nası yansıdığını gördüm ama tüm bu sosyal tespitler nihayetinde biraz olsun bile canımı sıkmadı, zira o kadar salak/gülünç şeyler vardı ki defterde, kimisini koyamıyorum çünkü sayfaların bi çou spiraller, çarpılar ve rasgele çizgilerle boydan boya karalanmış, muhtemelen ablamla kafga etmişizdir o da öç almak için defterimi kaçırıp karalamıştır fln... Sağ kalanlardan ablamınkiyle beraber 3 örnek koyucam, sinir oldum, postun yarısı da şarkı türkü olucaktı, eşşek kdr uzun yazmışım yine,başka bahara kaldı artık.. Lanetim geri döndü sanırsam

_______________________________________________________
ben ne diyim ki sana, halâ aynısın nan 
____________________________________________________

bu hnm kızımızı htrlarım da şuan moda olan tüm o tüylü zerzevatı daha o yaşlarda giyerdi. tahmin edebilceğiniz üzere ipekler sınıfına dahildi... /denizli gibi 10 senede 2 kerecik kıytırık kar yağan bi memlekette tüylü tüylü çizmeler, kulaklıklar montlar giyerdi. Şuan kendi çapında moda ikonu fln olmadıysa muhtemelen seren serengil tadında bi kontes hayatı yaşıyodur =) /
_____________________________________________________

Bi çocuğa bu boyundan büyük lafları yazdıran nası bi hissiyattır aklım almıyor, 10 yaşındasın nan, tek derdin o gün ders sonundaki tetanoz aşısından yırtmak yada resim dersine pastel boyalarını unutmamakdır... küçük tilbem, annemin lafıyla ; sanki feleğin çemberinden geçmiş... dönmüş bidaha geçmiş..

_______________________________________________________
Nese kuzucuklarım.... Gözünüz aydın bitti post, daha uzatırdım,yaparım bilirsiniz ama günümü katletti bu post, defteri al, scan et, orasını burasını düzelt, yoruldum.. Velhasıl çalışkan bi blogger olmak istiyorum bundan sonra ( yalaan
) Hepinizi münasip yerlerinizden öper kaçarım canlarım,bizbizeyiz şurda :P
Saalıcakla kalın...Labels: tavsiyeler (websayts)
For The Love of EGG !!!
Monday, February 19, 2007
...priss...
http://www.albinoblacksheep.com/flash/eggsong.phpLinkine bi tıklayın son zamanların en dokunaklı en samimi lyriclerini ve en şen tınılarını içeren şahane bir çalışma.. Tam da müzik adına yapılabilcek tüm güsel şarkılar yapılmış diye düşünmeye başlamışken yerle bir etti bu şarkı bendenizi... Evde işte ofiste( benim ofisim yok ki nan

) her yerde söyler oldum...
Labels: tavsiyeler (websayts)
Kısa kısa....
Saturday, February 10, 2007
...priss...
Sevgili Blog,
Ne zamandır yazamadım, içime dert oldu, ama bak ilk fırsatını bulduğum anda koşup sana geldim, ilim irfanla doldurayım içini dedim... Ordan burdan aklıma gelen herbişii yazmaya çalıştım... Özel hayatla ilgili detay vermemek için bu tür yollara başvuruyorum ama sen biliyosun onu dimi

.......................................
Benim için "çok uzun yazıyoo" diyorlarmış.. arkadaşların bu serzenişlerini dikkate alıp yeni bir uzun yazı örneği daha koyuyorum.. Tadını çıkarın

......................................
Okuyun: (Haala okumadıysanız ! )
Otostopçunun Galaksi Rehberi –
Beni bir kitaba bağlayacak nerdeyse tüm öğeleri kullanmış, pek sevgili ve rahmetli
Douglas Adams ; Gayet ciddi bir tonda söylenen çılgın, saçma fikirler, tanımlamalar… inceden ayar veren, naif, mizah dozu yüksek cevaplar ve yenilikçi bir hayal gücü (ahh tam da ihtiyacım olan şey ! ) Keşke kitabı yeni bir uzvum haline getirebilseydim, mesela 3. bir kol, boş bi yerimden dallanıp budaklanabilir ve tek işlev olarak bu 700küsür sayfalık kitabı taşımayı kendine görev edinebilirdi, hatta “special feature” olarak da tehlike anlarında, tehdit unsuru şahsın kafasına/poposuna indirmek için de kullanılabilir

……………………………………
“Bu da nedir?” diye sordu Arthur.
“Otostopçunun Galaksi Rehberi. Bu bir tür elektronik kitap. Sana bilmen gereken her şeyi anlatır. İşi budur.”
Arthur tedirgin bir halde kitabı evirip çevirdi.
“Kapağı hoşuma gitti, ” dedi. “Paniğe Kapılma. Bu, bütün gün bana söylenen en akıllıca ve faydalı şey.”
…………………………………..
Birdenbire belirleyemediği bir kaynaktan şiddetli bir ses üzerlerine atladı. Bir taraftan bir kurt sürüsüyle boğuşurken diğer taraftan gargara yapmaya çalışan bir adamın hırıltılarını andıran sesleri duyunca korkudan nefesini tuttu Arthur.
“Şşşt!” dedi Ford. “Dinle, bu önemli olabilir.”
“Ö … önemli mi?”
“Vogon kaptan genel bir duyuru yapıyor.”
“Yani Vogonlar böyle konuşuyor mu demek istiyorsun? ”
“Dinle!”
“Ama ben Vogonca bilmiyorum!”
“Bilmen gerekmiyor. Şu balığı kulağının içine tık yeter.”
…………………………………………
Dinleyin :
• Salı günleri, sourberry.org linkine tıklayıp 21:00 - 22:00 saatleri arası,
Charls H. Duell tarafından hazırlanan (ama sunulamayan ;))
Parçalı Kurgu,
• Perşembe günleri, saat 21-22 arası Açık Radyo-Magical Mystery Tour
• The Czars, The Essex Green, Devotchka, My brightest diamond,Pretty Balanced...Ne güsel gruplarmış bunlar..Geç keşfediyorum ama iyi oluyor
Mika- Grace KellyInner- StoriesThe New Pornographers- The Bleeding Heart Showtim booth & angelo badalamenti - Fall In Love with Meİzleyin : Yaklaşık 2 aydır vizeler ve finaller vesilesiyle buram buram bunaltıldığım için pek bişey izleyemedim açıkcası, oysa ordan burdan kargoyla gelen bi dolu film var elimde… Bu nedenle film tavsiye kısmısını sevgili Simon Bey den alıyoruz… Sendeyiz Simon :
.................................................
Raising Arizona:

Coen biraderlerin 1987 tarihli ikinci filmi. Çocuğu olmayan –bir polis ve bir hırsızdan oluşan- evli bir çiftin, beşiz çocukları olan bir zenginin çocuklarından birini çalmaya çalışması üzerine kurulu absürd bir film. Holly Hunter ve John Goodman her zaman yaptıkları gibi efsanevi oynamışlar. Eğer uzun süredir adamakıllı komedi izlemedim diyorsanız kaçırmayın.
The Return(Asıl adı Vozvrashcheniye): 
2003 yılından bir Rus filmi. Yıllardır görmedikleri babaları aniden çıkıp gelen iki çocuk, ve bu çocukların babalarıyla uzun bir yolculuğa çıkmalarını anlatan dingin bir film. Hatta 2003 yılında Siyad tarafından yılın en iyi yabancı filmi seçilmişti. Kaçırmayın.
Match Point:
Woddy Allen’ın şekil değiştirdiği kara filmi. Tipik Woody Allen replikleri ve karakterleri bekleyenleri ters köşeye yatıran bir senaryosu var. Filmin kendisi de sık sık ters köşeye yatırıyor zaten. Her ne kadar Scarlett Johanson’u her filmde görmek sıkıyor olsa da karafilm severlerin kaçırmaması gereken bir yapım.
..........................................
Teşekkürler Simon..
..........................................
BAKın:bakmagazine = Yine tasarım, illustrasyon , fotoğraf temalı hoş bi e- dergi… Hemen altta vereceğim linkten de e-book kısmısından indirip inceleyebileceğiniz mutluluk verici, ısrarla takip edilesi dergi…
Sömürün: •
sömürgen.com : Ben şuana kadar e-book indirdim sadece, dierleri hakkında bir fikrim yok ama film, oyun, program ve diğer bi sürü hede hödöyü indirebilirsiniz, ne yazık ki benim e-book dışında hiçbiri ilgimi çekmiyor
•
arcadupyrata.blogspot.com: Sanırım bu bloğu hazırlayan bi Rus, kendi sevdiği albümleri koyuyomuş, yılların kota mağduru bi müziksever olaraktan gördüğüm anda mutluluk gözyaşlarımı tutamadım, bilgisayarımı kucaklayıp okulumun yolunu tuttum… İlerleyen günlerde hatrı sayılır bir vaktimi burdaki albümleri test etmekle geçireceğimi ve elle tutulur bişi bulursam buraya da not düşeceğimi siz neşeli azınlıkla paylaşmaktan kıvanç duyarım :P (bu linki bulmamı sağlayan sevgili lpf_ashes a teşekkürleri bi borç bilrim)
Gidin: •
Sakıp Sabancı Müzesi- Cengiz han ve Mirasçıları: Büyük Moğol İmparatorluğu Sergisi 7 Aralık 2006 - 8 Nisan 2007 tarihleri arasında imiş. Lisede filizlenen “Ben Moğolistan’a gidicem !” hayalimin uyandırdığı şevk ve heyecanla halen daha finallerimin biteceği günü bekliyorum gitmek için

• Elbette
if istanbul 2007 ! , hemen bi kişisel seçimlerimi özetliyeyim :
-
Fantastik filmler kuşağında :
Avida / Avida Taxidermia / Taxidermia-
Hit Filmler kuşağında:
Bilek Kesenler: Bir Aşk Hikâyesi / Wristcutters: A Love Story -
Filmde film:
Sapığın Sinema Rehberi / The Pervert’s Guide To Cinema ,
-
Gökkuşağı Bölümünde :
Örtüsüz / Unveiled Baloncuk / Bubble Yeni Başlayanlar için Puccini / Puccini For Beginners -
Özel Gösterim de:
Biz Ne Bilebiliriz Ki: Tavşan Deliğinden Aşağı / What The Bleep: Down The Rabbit Hole Aşkın 4.6 Milyar Yılı / 46 - Okunen No Koi / Big Bang Love, Juvenile A • Aradığım mekanı bulmuş olabilirmiyim ? Yoksa böyle bir mekanı “aradığım mekan” olarak nitelendirdiğimm için ruh sağlığımla ilgili şüpheye mi düşmeliyim ? Bu kısım Acıbademe özel olduğundan konuya uzak kimselere okumaya devam etmemelerini öneririm :
Efendim mekanımızın adı
.jpg)
.. Evet bende ilk duyduğumda “bu mudur yani..püfff ” demiş olsam da içeri girince evim evim güsel evim nidaları arasında kedi misali sobanın yanına tünedim kaldım.. Mcdonald s, burgerking, starbucks bermuda üçgeninin arasında kıytırık bi apartmanın zemin katına sığınmış miniminicik bi cafe sherbett… Sahibinin kendi elleriyle yaptığı leziz ev yemekleri, her daim taze çekilmiş kahve ihtiva etmesi ve yine her derde deva şerbetleri, çaldığı oynak balkan şarkıları, barry white lar yüzünden kıpraşmaktan arkadaşınızla 2 çift laf edememeniz, iştahla makarnanızı hüpletirken birden kendinizi mekan sahibiyle salsa yaparken bulmanız, starbucks ın önünde mendil satan çocukların üşüdüklerinde buraya sığınıp karınlarının yine mekanın sahibi tarafından doyurulması, o sırada yüzlerine bakmadan yanından geçtiğiniz bu çocuklarla yanyana yemek yiyip, astroloji hakkında sohbet edebilme şansı bulmanız! , dvd odasında puflara kurulup arkadaşlarınızla istediiniz filmi istediğiniz zaman izliyebiliyor olmanız … Düşündükçe aklıma bi çok şey geliyor ama kısaca son zamanlarda bulunmaktan en fazla zevk aldığım yer SHERBETT… Sahibi kapatıp dans okulu açmayı düşünüyor… Şahsım için kaygı verici gelişmeler bunlar =(( İşte bi kaç foto daha:
.jpg)
.jpg)
............................................................
Eveet.. Burda bitiriyorum artık canım okuyucularım, sıkmadım inşalah sizi.. hem sıkılan zaten çoktan gitmiştir dimi nie dert ediyosam kendime... Ama takdir ediyorum bi taraftan kendimi, bayaa baya uğraştım da yazdım şunca şeyi.. manyak mıyım neyim ya aaa

Sağlıcakla kalın bloğumu okuyan müthiş sexy, alımlı, güsel insanlar.. Hepinizi çok seviyorum canlarım benim (Hade leen

)
Labels: tavsiyeler (7.sanat), tavsiyeler (müzük), tavsiyeler (websayts)